top of page

Ay ile Güneşin Kavuşumu: Nemrut Dağı
Görsel 1. Nezih Başgelen, Nemrut From the Air, 2000

Resim1.jpg

“Nemrut Dağı’nda şafak vakti,

Kubaba’nın tapınağında,

boğa, Luna’ya dönüşmeye hazırdı.

Mithra, boğayı, Tanrılara kurban ederken

kanından asma, kaburgasından buğday, organlarından baharatlar filizlendi

ve I. Antiokhos’un tanıklığında Mezopotamya,

Doğu ile Batının eşik bekçisi,

güneş ile akdini yaptı.

Roma’ya aslanlarla, kartallarla taşınan sözleşmede,

insanlığa kut muştulandı, lütuf muştulandı.

Tanrıların suyu ve sofrası eşliğinde.”

 

Ebru Güzel, 2023

Bir Ölümsüzlük Miti

 

“Ne kadar rüya varsa o kadar da mit vardır.”

David Adams Leeming

 

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer alan Nemrut(d) Dağı (2.150 m), zirvesinde maddi ve manevi kültürel örüntülerle donatılmış, eşsiz, gizemli ve görkemli bir yerdir. Ölümsüzlük idealinin göksel varlıkların heykelleri aracılığıyla sembolleştirildiği ve aşkınlık felsefesinin bir izdüşümü niteliğindeki Nemrut Dağı’nın mitsel bağlamı, Micea Eliade’nin deyimiyle; “kutsal bir tarih” oluştur. 

Kürtçe kaynaklara göre Nemrut Dağı, “tapınak, kutsal yer, yüceliği ile görünen” anlamına gelen;  “Çiyayê Bêli” adıyla anılmaktadır. Kommagene Krallığının kült alanının Nemrut adıyla anılmasının nedeni, yöre halkı tarafından buradaki heykellerin Hz. İbrahim  ve  Nemrut efsanesi  ile ilgili eserler olduğu düşüncesidir. İbrani kaynaklara göre de; Asur ya da Babil’de hükümdarlara İbranice nimrōd/namrūd adı verilmekteydi...

 

UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı kült alanı, Kommagene Kralı I. Antiokhos Theos (MÖ 69-36) tarafından yaptırılmış, ancak bütünüyle tamamlanamamıştır. I. Antiokhos döneminde ve sonrasında kralın arzusuna rağmen şölen ve ziyafetlerin yapılmadığı ya da devam etmediği, düşünülmektedir.

 

“Kommagene Krallığı, Roma İmparatorluğu ile Part Krallığı arasında, Fırat’ın batı yakasında bugünkü Adıyaman, Maraş ve Gaziantep illerinin sınırları içinde kalan bir bölgede, MÖ 162-MS 72 yılları arasında 234 yıl egemen olmuş tampon bir devlettir. MÖ 163 yılında Seleukosların bölgedeki valisi Ptolemaios’un, onlara bağlılığını reddedip bağımsız Kommagene Krallığı’nı kurarak kendini de kral olarak ilan etmesiyle, Kommagene bir güç olarak tarihte ilk kez adını duyurmuştur. Oğlu ll. Samos (MÖ yak. 130-100) ile torunu Mithradates Kallinikos (MÖ yak. 100-69) yaptıkları politik kralî evlilikler aracılığıyla Seleukoslar ve Part İmparatorluğu arasında varlıklarını koruyup geliştirerek güçlü bir devlet yapısı oluşturmuşlardır.” (Başgelen , 2003).

 

Nemrut gibi Kommagene adı da gizemlerle dolu bir bilmeceye benzer. Başkenti Samsat (Samosata) olan ve sınırları Klikya’dan Kapadokya’ya kadar uzanan Kommagene Krallığının Geç Hitit dönemindeki adı, Kummuh/Kumaha’ydı. Yüzyıllar sonra bölgeye gelen Hellenistik esintilerle Kommagene olarak adı değişen Kummuh Beyliğinden, MÖ 2. binli yıllardan itibaren Asur, Urartu ve Babil kaynaklarında da söz edilmektedir. Asurca yazıtlarda geçen “KUR/URU” kavramının, dağ (kur) ve şehir (ur/uru) bileşik sözcüklerinden dolayı “dağ şehri” gibi bir anlama geldiği anlaşılmaktadır. Dahası iki “m” ile yazılan Komma’nın Luvi dilinde koma/Kuwa-Ma, yani Kutsal Ma (Ana Tanrıça) sözcüğünü karşılaması, Kummuh’ın Kuwa-Ma-Ka-Wana; yani Ana Tanrıça Tapınağının şehri olduğunu da göstermektedir. Kaldı ki Adıyaman adının da Luvice, Ana Tanrıça anlamına gelen Ada-uma-(wa)na sözcüklerinden türediği de bilinmektedir. Geç Hitit Döneminde Kahta bölgesinin Adıyaman’ın en önemli kült ve inanç merkezlerinden biri olduğu; arkeolojik kazılarda ortaya çıkan Ana Tanrıça Kubaba adına dikilen sütunlar ve sunaklardan anlaşıldığı dile getirilmektedir.

 

Kommagene krallığı MS 72 yılında, Roma İmparatorluğuna bağlanarak bağımsızlığını kaybetmiştir.

Resim2.jpg
Astronomiden Gastronomiye...

Görsel 2. Nezih Başgelen, Nemrut Dağı, Batı Terası, 2003.

Anayanlı toplumlardan ataerkile, monizmden düalizme, ay kültünden güneş kültüne geçişi temsilen Nemrut Dağı’nda, Doğu ve Batı yana bakan iki teras bulunur. I. Antiokhos iktidarı boyunca Romalı ve Partlı komşuları arasında tampon bölge olmayı korumuş, Batılı-Grek ve Doğulu-Pers atalarını kutsayan bir tapınak inşa ettirmiştir. Ayrıca kral, güneşi doğudan selamlayıp, batıdan uğurlayan dev anıt heykellerin arasında kendi heykelini de diktirmiştir. Bu tam da I. Antiokhos’un ölümsüzlük ideali ve tanrı-kral statüsünün göstergesidir. Tanrılar panteonunda yaklaşık 9 metre yüksekliğinde ve tonlarca ağırlıktaki 5 heykel ve onların iki yanında dizili duran koruyucu hayvan heykelleri bulunur: 1. Antiokhos, 2. Bereket Tanrıçası Thea-Fortuna-HeraKommagene, 3. Baş Tanrı Zeus-Oromesdes-Ahuramazda, 4. Işık Tanrısı Apollon-Mithras-Helios-Hermes, 5. Güç ve Savaş Tanrısı Herakles-Artagnes-Ares. Nemrut tapınağına göklerin hakimiyetinin temsilcileri aslan ve kartal heykellerinin bekçilik ettiği teraslar dışında, sunak alanı ve I. Antiokhos’un mezarından oluşan suni bir tepe/tümülüs de bulunmaktadır. Dağın zirvesi oyularak ve kırma taşla kapatılarak yapılan mezar, girişi mümkün olmayacak şekilde tasarlanmıştır.

 Nemrut Dağındaki bir başka gizem de tapınağın Batı Terasında üzerinde yıldızlar ve ayın bulunduğu aslan kabartmalı bir taş levhadır. Dünyanın en eski yıldız haritası ya da horoskopu olarak ifade edilen bu aslan kabarmasının gövdesinde 19 yıldız, boynunda hilal ve üstünde de Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenleri bulunur. Adrian Gilbert, buradaki astrolojik ve hermenitik simgelere farklı bir yorum getirmiş; Horus’tan Hz. İsa’ya değin izini sürdüğü “kardeşlik örgütü”nün temelinin ilk olarak I. Antiokhos tarafından atıldığını iddia etmiştir. Antiokhos’un tahta çıktığı, inisiye edildiği ya da tapınağın kuruluş tarihine işaret ettiği şekilde yorumlanan aslanlı horoskopun, güneşin, Regulus (Kral) yıldızıyla Aslan Burcunda buluştuğu MÖ 62 yılının 7 Temmuz tarihini gösterdiği söylenmektedir. I. Antiokhos’un, Regulus takım yıldızını seçerek tanrılar panteonunda yer almak istemesinin nedeni ise; Grek inancına dayandırılmaktadır. Buna göre en seçkin ve kusursuz ölümlülerin tanrılar arasına alındığına, ölümünden sonra da gökyüzünde bir takımyıldızı olarak insanlığa ışık saçtığına inanılırdı.

Görsel 3. Nezih Başgelen, Nemrut Dağı, Aslanlı Horoskop, 2003.

Resim6.jpg

Tanrı heykellerinin oturduğu taş bloklardan oluşan tahtların hemen arka yüzünde ise I. Antiokhos’un 237 satırlık vasiyetnamesi bulunmaktadır. Vasiyetnamede, özellikle Tanrıları onurlandırmanın önemine değinen Antiokhos, rahiplerin burada ziyaretçilerine ziyafet vermesini de salık vermektedir. Şüphesiz bu ziyafet çok özel yiyecek ve içeceklerden oluşmalıydı. Özellikle yörede Hz. İbrahim döneminden bu yana anlatılan rivayetlerden ve belki de dövülerek pişirildiği için ateş öncesi insanlara kadar uzanan tarihiyle çiğ köftenin kutsal bir yiyecek olarak şölenlerde yer aldığı öngörülmektedir.

 

Nemrut Dağındaki anıt heykellerden Tanrı Mithra’nın farklı tapınakların (mithraeum) mihrabı konumundaki merkez nişte yer alan boğayı kurban ettiği (tauroktoni) rölyeflerinde (Boğa Çağının sonu), boğanın kuyruğundaki başak, aslında yaşamın en temel yiyeceği buğdayın kutsiyetini de işaret etmektedir. Bu sembolik anlatı, boğanın, bitkiler gibi mevsimsel olarak toprağa çekilerek baharda (Nevruz) yeniden doğduğuna dair hem değişim/dönüşüm hem de bereket kültüyle bağdaşan örtük bir anlam içermektedir. Nitekim Kommagene Tanrıçasının meyvelerden tacı ve sepeti, kurbanlık hayvanlarının bolluğu, bölgenin buğday ambarı niteliğindeki zenginliği ve bitki çeşitliliği gibi göstergeler bereket kültüyle ifade bulmaktadır.

 

Tauroktoni ikonografisinde, boğanın organlarının bitkiler, kanının üzüm, kemiğinin buğday ile özdeşleştirilmesi, ayinin sonunda boğanın kutsal kabul edilen etinin bir ziyafete dönüşmesi ve ona eşlik eşlik eden kan ile şarap metaforu, ancak Tanrılar sunusuna içkin bir şöleni imgeletmektedir. Öyle ki Kral Antiokhos da Aslanlı Horoskop ile ölümsüzleştiğini belgelediği bu özel günde Tanrıları şenlikler eşliğinde takdis eder:

 

“24/Ata hükümdarlığını devraldığım zaman, dindarlığımın bir sonucu olarak, tahtıma bağlı krallığı tüm tanrıların ortak yurdu yaptım. Onların, şekli temsillerini kendi soyumun talihli kökenlerinin geldiği Pers ve Hellenlerin eski usullerine göre çeşitli biçimlerde yapmak suretiyle, kurbanlar keserek ve şölenler düzenleyerek, eskiden beri insanlar arasında ortak bir adet olduğu üzere onurlandırıldım. Onursal duyguları somut ifadeye dönüştürmek ise benim hakbilir düşüncemin bir sonucudur.”

maxresdefault.jpg
OSES GURME TEMMUZ 20234298-min.jpg
Kahramanın Yolculuğu: Adıyaman’dan çağdaş bir mit

“Yaşam yolculuğu,

benlik arayışıdır; yerel ve ivedi olanın gizlediği, ancak derin bir seviyede dünya mitinin bir yansıması olan kişisel mit arayışıdır.”

                    David Adams Leeming

SIFIRDAN ZİRVEYE

1987 yılında Adıyaman’dan İstanbul’a göç eden Osman Yaşar, kolektif hafızasının izini sürerek bireysel başarı elde etmiş girişimci bir ruhtur. Küçücük bir seyyar tezgahında başladığı kariyer yolculuğunda, doğduğu toprağın yerel gıdası çiğ köfteye çağdaş bir yorum katmıştır. Buğdayı taşla dövüp katık yapan atalarının mirasını bugün 1500 dükkan ve 7 fabrika ile taçlandıran Osman Yaşar, bu yolla kendi kişisel mitini de yaratmıştır. Öz-yaşam öyküsü, Adıyaman gibi kültürel örüntüsü zengin bir ilin çağdaş mitine dönüşmüştür.

 

1993 yılında OSES’i kuran Osman Yaşar, ilk şubesini  2003 yılında açtı. İlk çiğ köfte makinasını 2005 yılında üretti; 2012 yılında ilk fabrikasını açtı. 2013 yılında Almanya ve ardından Çin’de açılan iki fabrikayla yurtdışına da açılarak büyümeye devam etti. 2014’te Almanya’da Lezzet Kalite Ödülünü aldı, aynı yıl 231 metrelik dürüm ile Guiness Rekorlar kitabına girdi. 2017 yılında Ekonomist Dergisinin yayınladığı “100 Büyük Franchise Şirketi” sıralamasında birinciliğe yükseldi.

Ekran görüntüsü 2023-08-21 174017.jpg
Ekran görüntüsü 2023-08-21 175525.jpg
OSES GURME TEMMUZ 1.jpg

2023 yılında Karaköy’de açtığı, OSES Gurme Restoranı ile sürdürülebilir ve öncü bir alan daha keşfetti. I. Antiokhos’un Doğu ve Batı sentezi gibi gelenekseli ve yeniyi buluşturduğu OSES Gurme Restoranında, Nemrut Dağı anıt heykelleri, aslan, kartal ve güneş kültü, taş, toprağın rengi ve köy sıvası mimar Erhan Sağır tarafından incelikle tasarlandı.  Klasik çiğ köfte tabağı dışında anlık reçetelerin hazırlandığı bu restoranın tavanları düvenden, tezgahı da buğday dövülen doğal taş evyeden oluşuyor. El yapımı seramik tabaklar ise Defne Samman’ın özel koleksiyonuna ait. Nemrut Dağında güneş kültüne atıfla, OSES Gurme’nin logosu ise Zıt Reklam Ajansı kurucusu Ramiz Bayraktar tarafından tasarlandı. OSES Gurme deneyim mutfağında etli-etsiz çiğ köfte kişiye özel yapılırken glütensiz ve vegan ürünlerin de bulunduğu Menü; Atalar Galerisi olarak simgeleştirilmiştir. Osman Yaşar’ın Antiokhos’tan aldığı ilhamla tek dileği; lütfettiği sofralar için Yaradan’a şükran, övgü ve ihsan duyguları ile hizmete devam etmek:

“Ben, Osman Yaşar; doğduğumuz toprağa ahde-vefa hisleri içinde ve varoluşumuzdaki ana/ataları onurlandırmak amacıyla onların ‘ezeli saygınlığını kendi genç bahtıma çağdaş kılmayı’ görev addediyorum. Kral Antiokhos’tan aldığımız ilhamla; Yaradan’ın ‘giriştiğim işlerde sık sık ve somut olarak âlicenap bir yardım olarak bana tevcih ettikleri sonsuz ihtimam ve himayelerinin hakkaniyetli bir taklitçisi oldum.” Binlerce şükürler olsun. Yüce Allah’ın izni ve yardımıyla hayatım boyunca insana hizmetin şerefli görevini taşıyacağıma ant içiyorum.”                                 

OSES GURME TEMMUZ 20234324.jpg

Teşekkür:

 

Okuyucuya doğru bir kaynak sunmak amacımız doğrultusunda, OSES Gurme Brand Book’u, yerinde gözlem ve derinlemesine araştırmalar sonucunda kaleme alan, iletişim antropoloğu, akademisyen ve araştırmacı-yazar, Sayın Doç. Dr. Ebru Güzel’e teşekkür ediyoruz.

 

Türkiye’nin doğal, kültürel ve arkeolojik zenginliğini engin çalışmalarıyla belgeleyen ve görsel doküman arşivi oluşturarak alanında saygın bir başvuru kaynağı sunan Nezih Başgelen’e bizlere bu eşsiz arşivinden yararlanma olanağı sağladığı için teşekkür ediyoruz.

 

 

Kaynakça

 

Akkuş Mutlu, S. ( 2015).  Kummuh Ülkesi’nin Asur Devleti Açısından Önemi. Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, 2-7.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/285774

 

Akurgal, E. (2014). Anadolu Uygarlıkları. Ankara: Phoenix Yayınları.

Armstrong, K. (2021). Mitlerin Kısa Tarihi. Çev. Dilek Şendil. 3. Bs. İstanbul: Alfa Yayınları.

 

Başgelen, N. (1995). Güneşin Bahçesi Anadolu, İstanbul.

                           (1996). Anatolia, The Garden of Sun. İstanbul.

                           (1996). Kommagene/Nemrut, İstanbul. Archaeology and Art   

                           Publications.

                           (1996). “Nemrut Dağı’nın Keşfi”. Art Decor, 36: 78-82.

                           (1996). “Nemrut Dağı-Kommagene’de Dünden Bugüne

                           Tahribatlar”. Arkeoloji ve Sanat Dergisi, 74: 18-20.

                           (1997). “Nemrut Dağı’nın Yüzü Asıldı”. Art Decor, 52/53: 144-

                           148.

                           (1998).Tanrılar Dağı Nemrut

                           (2000). Havadan Nemrut. İstanbul: Arkeoloji

                           ve Sanat Yayınları.

                           (2003). Nemrut Dağı: Keşfi, Kazıları, Anıtları. İstanbul: Arkeoloji

                           ve Sanat Yayınları.

 

Dalyan, M. G. (2020). Doğu ile Batı arasında bir Krallık: Kommagene. İstanbul: Kitabevi Yayınları.

 

Döner, F. K. (1987). Der Thron der Götter auf dem Nemrud Dağ: Kommagene. 2d ed. Lübbe: Bergisch Giadbach.

 

Eliade, M. (2020). Mitlerin Özellikleri. Çev. Sema Rifat. İstanbul: Alfa Yayınları.

 

Etimoloji Türkçe Sözlüğü. (2023). “Nimrod”. https://etimolojiturkce.com

 

Gilbert, A. (2007). Üç Bilge Kral/İsa’nın Doğumunu Yıldızlarda Gören Gizli Anadolu Topluluğu. Çev. Mutlu Yetkin. İstanbul: Hermes Yayınları.

 

Howkins, D. (2013). Gods of Commogene: Cult of the Stag-God in inscriptionof Ancoz”. Diversity and Standardization Persepectives and Social and Political norms in Ancient Near East. Ed. Eva Cancik-Krischbaum, Jörg Klinger, Gerfrid G. W Müller. Akademie Verlag Gedruckt.

 

Kısa, B. vd. (1998). Nemrut’un Sırrı. Fenomen Dergisi. Sayı: 22, ss. 20-24.

Bayraktutan, Ş. (2023). Araştırma Notları.

 

Leeming, D. A. (2020). Mitoloji Kahramanın Yolculuğu. Çev. Ilgın Yıldız. İstanbul: Say Yayınları.

 

Schwertheim, E. (2009). Antikçağ’da Anadolu. Çev. Nuran Batu. İstanbul: Kitap Yayınevi.

 

Umar, B. (1993). Türkiye'deki Tarihsel Adlar. İstanbul: İnkılâp Kitabevi.

 

Yalımel, M. (2019). Kommagene’nin Esintileri. http://acikerisim.aksaray.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12451/10599/yalimel-merve-2019.pdf?sequence=1

 

Yurdozü, F. (2019). Nemrut Dağı, Tapınak ve Kutsal Semboller”. Farahyurdozu.net. http://farahyurdozu.net/2019/09/20/nemrut-dagi-tapinak-ve-kutsal-semboller/

 

Ziman, D. (2017). Çiyayê Bêli/Nemrut Dağı. Çandname. https://candname.com/ciyaye-beli-nemrut-dagi/

bottom of page